Marelli Magic parmak izli çelik kapı kilidi şikayetleri, kullanıcı yorumları nelerdir? Ürünü almak mantıklı mıdır?

Marelli Magic Parmak İzli barel şikayetleri, kullanıcı yorumları..

Evet gerçekten yıllardır yazı yazmıyor gibiyim, ki gerçekten de son yazıma bakarsak bir 3-4 aydan fazlası geçmiştir kesin. Beni özlediğinizi biliyorum ve “nerdeydin, nerdeydin?” çığlıkları kulağımda çınlıyor. Tamam abartmayayım, kim bu şimdi böyle saçma sapan konuşan, iyi ki bayağıdır yazmamış diyeniniz de vardır. Yazamıyorum çünkü işte aşırı yoğunum hiç vakit yok, e Ata da büyüdü sürekli “oynayalım, oynayalım” modunda evdeyken de. Ben ne zaman yazayım şimdi, siz söyleyin.

               Neyse sadede geleyim az biraz sonra yine bitirmem gerekecek, hanım yolda. Malumunuz daha önceden Marelli Magic parmak izli barelleilgili bilgiler vermiştim, hani kapınızı parmak izli sisteme geçirmenin en kolay ve ekonomik yolu olduğundan vs. şeklinde. Tabi ben de ürünü kullanıyorum yaklaşık 10 aydır ve artık sorularınızı daha rahat cevaplama imkanına sahibim. Çekinmeyin sorun diyeceğim, ama tabi maalesef interaktif bir ortam değil burası. Ben gelen soruları yazayım daha çok :

1)     İlk ve en önemli soru “ Hiç kapıda kaldın mı?” :

Bence en mantıklı soru bu, böyle teknolojik aletlerde insanda hep bir soru işareti oluşuyor, ya açmazsa diye. Baştan söyleyeyim çok şükür hiç kapıda kalmadım. Kapıda kalmanın iki sebebi olabilir :

  1. a) Pili bitebilir. Bu pek olası değil açıkçası, çünkü pilin bitmeye başladığını bariz şekilde anlıyorsun. Kırmızı işaretler yanıyor, parmak izini gösterince açılırken ki sesler değişiyor Ve bu da son anda olmuyor. Yani arabadaki benzin deposunun işaret vermesi gibi, bir 80 km gidiyor. Ama tabi yine de ben riske atmadım, hemen şarj ettim. Bir de diğer güzelliğidışardan da şarj edebiliyorsunuz. Hadi hiçbirini anlamadınız, alın bir harici batarya dışarıdan şarj edin içeri girin.
  1. b) Parmak izinizi okumaz. Ürünün o özelliği çok iyi parmak izi ünitesi İsviçre’den geldiği ve dünyanın en iyisi olduğu için, parmak izini okuma yüzdesi çok fazla. Bu sebeple de bu şekilde bir sorunla da karşılaşmadım. Ama bu konuda ilerleyen sorularda bazı tüyoları vereceğim.

 

2)     Kullanımı rahat mı, konforlu mu, verdiğin paraya değiyor mu?

Bu konu biraz kişisel aslında. Ama ben cost-benefit analizikonusunda master yapmış kişilerden biriyim, beni tanıyanlara sorarsanız anlarsınız. Yani bir ürünü almadan önce ve bir şey yapmadan önce kesin iyi bir maliyet fayda analizi yaparım. Param kıymetlidir de diyebiliriz kısacası. Ama bu üründe tabi herkes için aynı mantıkta olmayabilir, bende oldu diye. Bana niye mantıklı oldu ben onu anlatayım, siz kendinize bakın :

a) Benim anahtar verdiğim insanlardan canım çıkmıştı, sizde de vardır muhakkak bakıcılar, temizlikçiler vs vs anahtar vermek zorunda olduğunuz insanlar. Ben işin içinde olduğum için en tehlikeli güvenlik açığının anahtar verilen birinden gelebileceğini çok iyi biliyorum. Böyle de yüz tane örnek verebilirim. Her seferinde barel değiştirmekten canım çıkmıştı.Dandik barel de takamıyorsun, işin içinde olduğundan biliyorsun dandiklerinin ne kadar kolay açıldığını. E zaten ortalama 60 tl lik barel taksan, 5 kere değiştirsen 300 kağıt.Değiştirmesen daha sakat. Daha iyisini alsan maliyet zaten çıktı da çıktı. Parmak izli barel takınca, parmağını tanıtıyorsun istediğin kişinin, sonra da işten mi çıktı, sil parmak izini, bir daha giremesin. Bence bu başlı başına maliyetin çoğunu baştan çıkarıyor.

b) Çok daha önemli bir konu var, o da evliliğin bekası.Hanımla kavga etmekten canım çıkmıştı, ya bir insan evin içinde anahtarı kaç kere unutabilir. Anahtarı aldın mı, almadın mı kavgası cabası. Çağır çilingir 50 kağıt ver. 3-4 kere çağırsan böyle, ki maalesef sayı artabiliyor çoluk çocuk da işin içine girince. Oldu mu sana 200-250 tl de böyle masraf. Valla evimize huzur geldi, allah sizi inandırsın. Anahtarın aldın mı, ha ha şeklinde şakalaşmalar falan pek rahat oldu bu konu. Çek kapıyı çık, parmak hep yanında nasılsa, kafan çok rahat. Bu zaten beni en çok rahatlatan tarafı oldu, tabi hanımı da. Para verince de hiç çekilmiyorum çünkü.  :)

c) 3 anahtar yeter diyorsunuz değil mi, yetmiyor kardeşim. Sonra kapıda kalırsınız tabi, ya da bir yere çıktınız ananız babanız kapıda kalır. Birileri kesin kapıda kalır yani. Bunda öyle bir sorun yok çok şükür. 000 kişiye kadar tanıtabiliyorsun parmak, tabi abartmayalım bütün mahalleye tanıtmaya gerek yok da anana, bacına, babana, kaynanana hepsine tanıtabiliyorsun. Kaç kere hayatımızı kurtardı bu iş bizim, gerekmez sanıyorsunuz ama çok önemli yerlerde annenizin veya babanızın evinize girmesi gerekebiliyor. Diğerleri kadar olmasa da benim çok işime yaradı.

 

d) Bir erkek olarak benim asıl işime yaradığı yer de artıkanahtar taşımamanın verdiği dayanılmaz hafiflik. Havuza iniyorsun anahtara gerek yok al havluyu git (havuz var ya ayıp söylemesi)🙂 , çocukla bir parka ineyim diyorsun rahat rahat çık. Hadi kışın zaten mont falan var cebine atıyorsunuz da, yazın gerçekten büyük sıkıntı. Cüzdan bile taşımak istemiyorum, hepsi ağırlık yapıyor. Bazen telefonu almak zul geliyor yakın bir yere giderken. Bu sebepledir ki anahtar taşımamak bile bence bu ürünü almanın tek sebebi olabilir. Ben aşırı rahatladım inanamazsınız. Şortun cepleri bomboş, bir kart bir telefon, ooh çık dışarı gez istediğin gibi.

e) Benim kullandığım değişik bir yönü daha var, fazla uzattım ama bu da süper rahatlık. Uzaktan kumanda da var ya üründe, salondayken biri kapıyı çaldı mı, basıyorum uzaktan kumandaya açıyor bareli. Dışardaki de çeviriyor bareli içeri giriyor. Valla tam benim gibi tembeller için bu. Herkese gerekmez tabi, ama ofis gibi yerlerde de süper işlevli olur. Hiç yerinden kalkma bas kumandaya gitsin.

Velhasılkelam daha bir çok rahatlığı var da , benim kullandıkça anladığım bu 5 tanesi. Ve bunlar parasını çoktan çıkarttı açıkçası ilk senede. Sonraki seneler de artık kâra geçirir beni.  :)

3)     Montajı kolay mı? Parmak izi tanıtımı kolay mı? Parmak izini okutması kolay mı?

Bir durun teker teker gelin.🙂

a) Montajı süper kolay, normal barel gibi değiştiği için. Bu kategoride bir üründe daha kolayı yok öyle diyeyim. 7 dk falan sürüyor, biraz beceriksizsen.

b) Parmak izi tanıtımı da kolay. Arkasında düğmesi var onunla programlama yapabiliyorsun. Ana yönetici seçiyorsun, sonra da diğer parmakları hep bu ana yönetici tanıtıyor. Gerçekten çok kolay. Bu arada burada bir tüyo, parmağınızı her yönünden göstererek tanıtın, okumayı çok kolaylaştırıyor.Ayrıca yapmışken 3-4 parmağınızı da tanıtın bence, kullanım açısından daha rahat oluyor. Hani birine bir şey olsa diğerleriyle açabilirsiniz. Hani benim gibi paranoyaksanız mantıklı oluyor.🙂

c) Parmak izini okutma kolaylığına gelince, burda da tüyoyu vereyim. Kullana kullana öğrendim şimdi çok rahatım. Evet ürünün başta bir sıkıntısını yaşadım. Şimdi aştım ve size onunla ilgili 2 tüyo vereyim :

  • Parmak izi ünitesine parmağı okutmak için işaret parmağınızı düz tutarak inmenize gerek yok, hiç konforlu değil hele benim gibi uzun boyluysanız. Ürünün ortasındaki kare her açıdan okuyor. Yani ben çarprazdan veya yukarıdan gösteriyorum parmağımı ve rahatlıkla açıyorum. Siz de böyle yapabilirsiniz. Anlatması biraz zor oldu, fotoğraf koymayı deneyeceğim vakit olunca. (vaktim oldu fotoğrafı çektim koydum aşağıya)

  • İkincisi de benim ellerim biraz fazla terliyor. Bu da bazen parmağın okunmasına engel oluyordu, ben de bekliyordum o kırmızı ışık yanması bitsin diye. (parmağı okumayınca kırmızı ışık yanıyor üründe ve bir süre öyle gidiyor). Arka arkaya parmağı gösterince hem okuyor hem de beklemek zorunda kalmıyorsunuz. Daha önceden dediğim gibi parmağınızı değişik açılardan da tanıttıktan sonra eve girmeniz saniyeler sürüyor.

Bakın ben bunları 6 ayda öğrendim, size 5 dk da tecrübelerimi aktarıyorum. Bu kıyağımı unutmayın.😉

4)     Annem, babam var yaşlı, bakıcı var eğitimsiz, bunlar kapıyı açabiliyorlar mı?

Valla kadın 50 küsur yaşında, her sabah geliyor 10 aydır, tık diye açıyor kapıyı. Hatta ben başta daha fazla zorlanıyordum ondan. O yüzden rahat olun, yapılacak çok bir şey yok çünkü burada, parmağını gösteriyorsun açıyor. Hani yapılamayacak komplike bir durum yok.

 

5)     Güvenli mi peki?

Şimdiye kadar şükür test etme imkanımız olmadı, ya da oldu da bilemiyorum. Umarım daha da olmaz. Ama genel bir bilgi verebilirim bununla ilgili. Parmak izi ünitesi Dünyanın en iyisi olduğu için başka bir parmağı okuma şansı yok, o açıdan soruyorsanız. Piyasada olan tüm parmak izi okuyucuları optik okuma paneline sahipken, bu üründe biometrik parmak izi var. Hani kopyalayım parmak izini de kullanayım demek yok, canlı bir parmak lazım bunu açmak için. Yani bankalarda falan kullanılıyor böyle bir sistem, düşünün artık. Bir de bu barelin şöyle ekstra iyilikleri var güvenlik açısından :

 

 

 

  • Çelik rozeti özel ve bareli komple sarıyor. Normal çelik rozetler için yapılan bir aparat var, takıyorsun çelik rozeti kırması 20 saniye sürüyor, sonra da barel kabak gibi ortaya çıkıyor. Kapıdaki bareli kırıyor hırsız ve onu çıkarıp yerine kendininkini koyup, kendi kapısı gibi açıyor kapıyı.Bu ürünle birlikte gelen çelik rozette o aparatın girebileceği kısım yok, o yüzden de rozeti kıramıyorlar. Yani güvenlik açısından süper.

 

  • Hırsız bareli kıramasa maymuncukla falan uğraşıyor barelle. Bu barelin mekanik anahtarlı kısmı da var amaanahtarı Türkiye’deki normal kullanılan anahtarlardan tamamen farklı ve görünmüyor. Bu sebeple de halihazırdaki maymuncuklarla bu bareli açmaları çok zor. Hoş zaten onla pek uğraşmıyor hırsızlar, bareli kırıp geçiyor da bu da bir artı özellik oluyor.

 

6)     Pili nasıl gidiyor? Kolay şarj olabiliyor mu?

Bu da önemli bir soru, üstte bahsettim zaten. Pilin bitip de kapıda kalmanız çok zor, hani çok kasmanız gerekiyor onun için. Çünkü sinyal vermeye başladıktan sonra bayağı gidiyor yine ürün, bende öyle oldu yani. Ama kaç km gidiyor, onu denemeye cesaret edemedim.🙂 Ürün motorlu olmadığı için ve sadece parmak gösterince pilden yediği için pil bayağı gidiyor. Ben şimdiye kadar bir kere şarj ettim. O da ya 5. ya da 6. Aydaydı yalan olmasın not almadım açıkçası.

Neyle şarj ettin derseniz, harici batarya var tabi herkeste olduğu gibi bende de, onunla 3-4 saatte şarj edebiliyorsunuz. Daha kısa da olabilir de ben bırakıp sonra aldığım için tam süresini bilemiyorum. 1 saatte şarj oluyor gibi bir bilgi var, ama olsun bol bol dolsun diye bol bol bıraktım şarjda ben.🙂

Diğer güzelliği de hem ön taraftan hem arka taraftan şarj olabiliyor.Tabi bunun en süper yanı da kapıda kalmanızı imkansız hale getirmesi. Diyelim iyice abarttınız, kaç saat gidiyor bu sinyalden sonra test edeyim dediniz. Sonra da kapıda kaldınız pili sıfırlayınca. Alın harici bataryayı takın ön taraftan üniteye, oldu da bitti işte. 5 dk da içerdesiniz. Her şey düşünülmüş maşallah.🙂

 

7)     Kardeşim amma övdün ürünü hiç mi sıkıntı yaşamadın?

Aslında yaşadım başta,

  • Üstte de bahsettiğim gibi ellerim terliyor bayağı, streste hele iyice artıyor. Bir akşam arkadaşlarla eve gelicez, bareli taktıktan sonra ilk defa gelmiştik. Arkadaşlardan biri de dalga geçiyor açılmazsa yandın diye, tabi olay olmuştu bizim parmak izli barel önceden. Videoya çekmeye başladı, bir yaptım olmadı, iki yaptım olmadı, nasıl terliyorum boncuk boncuk. 5. de falan oldu sonunda parmağımı biraz silince ama tabi rezil olduğumuzla kaldık. Tabi bir de internete düşme tehditleri de cabası. Çok şükür o işi de çözdüm artık sorun kalmadı ama başta tabi böyle stresler vardı bende açar mı açmaz mı diye.  :)
  • Bir de boy konusundan sıkıntı vardı, parmağı koymak için 3 büklüm oluyordum, o da meğer yukarıdan da okutsam oluyormuş. Boşu boşuna sırt ağrılarından müzdarip olmuşum ilk aylarda.
  • Bir de oğlan da her geldiğinde parmağını okutmaya çalışıyor ben açıcam diye, ama onunkini tanıtmadık biz yine. O istek ve şevk bizi yoruyor biraz.🙂
  • Tabi bir de hanım tarafı var, alıştı rahata çeşmedeki eve de takalım diyor, zor oluyormuş anahtarla açması ve anahtarı taşıması. Oldu dedim ne kolay alıştın rahata. 2 ay kalıyoruz kalmıyoruz, ne gerek var. Yani böyle bir konu oldu bir de.🙂

Off çok uzatmışım şimdi bir okuyım bakayım ne yazmışım dedim, yarısında kaldım.🙂 Ama özlemişim ya yazmayı, belli oluyor değil mi? Üslup da biraz bozulmuş sanırım, okuyunca anladım ama düzeltmeye üşendim. İdare edin artık, yaza yaza düzelirim yine. Neyse, Siz buraya kadar gelebilen değerleri okurları tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim.

Dedim ve bitti sandınız değil mi, tabi ki değil daha 3 sayfa yazacağım dermişim. Yok yok sonuç bölümü yapmadığım aklıma geldi adımı yazacakken. Malum ne öğrettiler bize, giriş-gelişme-sonuç olur diye. Ben gerçi sırf gelişme yazıyorum genelde yazılarda sanırım ama düzeltmek lazım tabi.🙂  Velhasılkelam, sonuç olarak ben gerçekten çok memnunum üründen, piyasadakiler kadar pahalı değil bir kere ve parasını çoktan çıkarttı benim açımdan.  Başka bir gelişme olursa, sorun yaşarsam veya başka bir rahatlığı olursa eklerim sonradan. Ama bu yazıda eklenecek yer kalmadı. Bu arada aklıma geldi eve girerken havanız da çok oluyor (üstteki anektod hariç) , konu komşu arasında forsumuz o biçim yani.🙂  Paranız varsa alın geçin, bir daha mı gelicez dünyaya diyerek kapatıyorummmm…….

 

Bu arada ürünü incelemek isterseniz TIKLAYINIZ 

 

Öner TÜRKSEVER

Değişik (son gelen, yeni) ankastre ada davlumbaz, aspiratör modelleri, çeşitleri, fiyatları nasıldır? En kaliteli ve şık ankastre davlumbaz modelleri…

Değişik (son gelen, yeni) ankastre ada davlumbaz, aspiratör modelleri, çeşitleri, fiyatları nasıldır? En kaliteli ve şık ankastre davlumbaz modelleri…

         Az laf bol resimli bir yazı olsun bu sefer işin kolayına kaçayım.. 2-3 yazıdır uzun uzun yazıyorum, yoruldum artık.. Bir de zaten bu konu için yazı yazmaya gerek yok, bırakayım davlumbazlar konuşsun. Gerçekten çok şık ve kaliteli modeller, ve tabi bu ölçüde fiyatları da biraz daha pahalı. Ama bence cost-benefit analizine uyuyor, verdiğiniz paraya değiyor yani. Ürünleri incelemek, fiyatlarını görmek ve sipariş vermek için resimlerin üzerine tıklayabilirsiniz. Kargo dahil olarak gönderiyorlar hemen aklınızda olsun.
Elica WAVE Siyah Ada Davlumbaz

 

 

 

 

 

GEMINI siyah ADA davlumbaz

             Neyse bu fantezik ve yazısız yazımı bitirebilirim. Ada davlumbaz veduvar tipi olanlar var, ona dikkat edin. Böyle bir davlumbazınız olunca misafirlerinize yapacağınız havayı bir düşünün, bence dipleri düşer. Kulaktan kulağa yayılır valla ününüz, bunu araba olarak ferrari kullanmaya benzetebiliriz. Umarım alabilecek gücünüz vardır da sizde ferrariye binmiş kadar olursunuz.😉
             Hadi bakalım kalın sağlıcaklar,
             Öner TÜRKSEVER

En kaliteli fil çıt çıt hangisidir? En iyi bas aç (bas çek) mekanizması hangisidir?

En kaliteli fil çıt çıt hangisidir? En iyi bas aç mekanizması hangisidir?

Bu biraz niş bir konu, herkesi ilgilendirmez ama herhalde google da falan arattınız fil çıt çıt diye de o yüzden yolunuz buralara düştü. Yani kendimi kötü hissetmeyeyim niye bunu yazıyorum , kim okuyacak diye. Zaten çok uzatmayacağım bu sefer.

Fil çıt çıt dediğimiz nedir? Çıt çıt işte adı üstünde, kapağı , kapıyı vs. tutmaya yarıyor. Bir parçası kapağa, diğer parçası iskelete bağlanıyor. Kapağı ittirince kendini salıyor ve kapak açılıyor.

Neyse ya anlatmaya çalışınca daha zor oldu, ben alta bir video koyarım siz oradan ana fikri kaparsınız.

Bu üründe sorun şudur ki, normalde karşılığı plastik oluyor. Genelde de kapağı ittirmeyi unutuyor kullanıcılar veya misafirleri kapağı açmak için çekiyorlar kendilerine doğru. Ne oluyor bu sefer, plastik olan bu karşılık kırılıyor hemen. Ürünün kabahati yok aslında, çünkü hangi materyali o güçle çekseniz kırılır doğal olarak.

 

                Marelli fil çıt çıt bu konuyu şu şekilde çözmüş, o plastik parçanın tutan kısmını yaylı olarak yapmış. Ne oluyor yani? Kapağı çekseniz dahi yay geri gidiyor ve diğer parçayı salıyor. Bu da kapağı tutan parçanın kopmasını önlüyor.

 

 

Evet sonucu anlamışsınızdır, bence bu üründe olmazsa olmaz bir özelliği bu ve Marelli kalitesiyle çözülmüş yine. Diğerlerini zaten kullanmayın çünkü kısa sürede kırılıyorlar, tecrübeyle sabittir. Ürünlerle ilgili fiyat bilgisi ve detaylı inceleme isterseniz resimlerin üzerine basabilirsiniz, o sizi yönlendirir.

Bu arada ek bilgi vereyim bu ürünü marelli bas-aç menteşeyle birlikte kullanırsanız maximum verimi sağlarsınız. Normal menteşelerde malumunuz menteşe kapamaya çalışır. Bas-aç menteşelerde ise yay ters olduğundan kapağı açmaya çalışır. Yani siz kapağı ittirdiğinizde fil çıt çıt kendini sağlar, bas-aç menteşe de kapağı sonuna kadar açar. Eğer normal menteşe kullanırsanız kapak sadece kendini salar ve yine elle açmak zorunda kalırsınız. Yani 2 kere iş olur, bu sebeple marelli bas-aç menteşe kullanırsanız boşuna uğraşmamış olursunuz ve kapak sizin için sonuna kadar açılır.

  

                Daha geniş ve güzel bir konuda görüşmek üzere,

Öner TÜRKSEVER

Apartman için ahşap posta kutusu modelleri, fiyatları.Ahşap posta kutusunu nasıl bulursunuz?

Apartman için ahşap posta kutusu modelleri, fiyatları.Ahşap posta kutusunu nasıl bulursunuz?

Bu aralar posta kutularından göründüler bana, bu ürünü de yazmadan geçemeyeceğim; çünkü çok soru var ve hem pahalı hem de bulması zor apartman için ahşap posta kutularını. O yüzden bulunca hemen yazayım da benden gitsin dedim.

Malumunuz piyasa metal, sac, plastik vs. bir sürü materyalden posta kutusunu rahatlıkla bulabiliyorsunuz fakat ahşap olanlarını ya bir mobilyacıya yaptıracaksınız (ki %95i uğraşmaz, uğraşırsa da iyi paranızı alır açıkçası) ya da bilmiyorum ne yapacaksınız. Fakat hem kaliteli hem de uygun fiyatlı bir ahşap posta kutusu buldum sizin için.

Standart  olarak tekli ve Napolyon kirazı renginde (o da ne renk bilemiyorum, ama alta nasılsa resmini koyacağım bakarsınız, bana güzel bir renk geldi). Menteşesi olsun, kilidi olsun hep birinci sınıf ve çok rahat çalışması. Yani görüntüsünün süperliğinin yanı sıra kalitesi de süper ve uzun yıllar kullanmaya müsait. Piyasadaki metal kutuların kilitleri ayrı dandik, menteşesi ayrı dandik, boyası ayrı dandik. Tabi istisnalar kaideyi bozmaz, kalitelileri de muhakkak var ve onlara da bu sayfalarda yer verdik. Ama çoğu gerçekten kötü kalitede. Bu sebeple iyisini bulmak gerçekten kolay değil.

 

Bu Napolyon kirazı rengi bence her duvar boyasının üzerinde çok şık durur ve kendini gösterir. Ama işin şöyle bir güzelliği var, eğer daire sayınız fazlaysa ve başka bir renk isterseniz o da size özel olarakyapılabiliyor.

Ortasında içinde ne olduğunu gösteren bir boşluk da koymuşlar ki bence çok şık ve kullanışlı olmuş. Ayrıca üst tarafı da hem kutuyu açmak hem de içine bir şey koymak için çok uygun. Diğerleri gibi kilitten çekip açmak zorunda değilsiniz, bu da tabi ki ürünün ömrünü uzatıyor.

Tekli olmasın, ikili, üçlü, beşli olsun derseniz onlar da yapılabiliyor ama renkte olduğu gibi bunda da şöyle bir durum var yine daire sayınız minimum bir 25 falan olması lazım ki yapsınlar sizin için, yoksa uğraşmazlar. İkilisinin nasıl göründüğüyle ilgili resmi de aşağıda bulabilirsiniz.

 

                Neysem sonuç olarak bir çok ürünü tanıttım posta kutularında ama ben en çok bunu sevdim ve mantıklı geldi. Gerçekten çok şık ve kaliteli görünüyor bence. Fiyatı da çok fahiş değil, metallerin soğukluğundansa ahşabın kalitesini ve sıcaklığını tercih ediyor ve son kararı sizlere bırakıyorum.

Nasıl satın alırım derseniz, onu da hallediyorum. Buraya tıklayarakürünle ilgili detaylara ulaşabilir ve sipariş verebilirsiniz. Ayrıca resimlere tıklayınca da linkine gidersiniz.

Hadi bakalım, daha da ilginç bir ürün olmazsa posta kutusukonusunu burada kapatıyorum sevgili ve ilgili okurlarım. Olanlarla idare edin, çünkü bu konu bu kadar yazıyı ancak kaldırır.🙂

Öner TÜRKSEVER

Resim baskılı apartman posta kutuları, artık apartmanınızdaki posta kutuları rengarenk olsun istemez misiniz?

Resim baskılı apartman posta kutuları, artık apartmanınızdaki posta kutuları rengarenk olsun istemez misiniz?

Yine bir yenilik, yine bir yazı zamanı deyip yola koyuldum. Ne zamandır yazmıyordum ne de olsa, değecek bir şey olunca yazıyorum artık. Ne de olsa vakit sınırlı, konu geniş.

Neyse daha önce de apartman için posta kutularıyla ilgili bazı şeyler yazmıştım, kullanışlı bazı modellerle ilgili. Bu sefer değişik bir üründen bahsetmek istiyorum, kullanış olarak çok farklı değil ama görünüm olarak gerçekten çok farklı. Hem de tamamen sizin hayal gücünüze kalmış.

Birkaç örnek vereyim, Eiffel kulesini seven bir komşumuzun posta kutusuna Eiffel kulesinin resmini koyabilir, ya da güzel manzara resimleriyle apartman girişinizi şenlendirebilirsiniz, isterseniz Galatasaraylı, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı ya da Trabzonsporlu posta kutularınız dahi olabilir. Ya da koyun apartmanınızın resmini posta kutusuna iyice bir değişik olsun.

Bu yeni üründe posta kutusunun üzerine istediğiniz resmi dijital olarak bastırabiliyorsunuz. İlginç değil mi? Bence ilginç ve bir o kadar dayaratıcı. Apartmanlarınıza gelecek olan misafirlerinizin şaşkınlığını düşünün, hiç böyle bir girişle karşılaşmamışlardır muhtemelen.

Ürünün özel boyasıyla çizilmeye ve solmaya karşı dayanıklıolması, birbirine geçmesi sayesinde montajının kolay olması, kaliteli kilidisayesinde kolayca bozulmaması ve anahtarlarının birbirine uymaması gibi diğer özellikleri de işin tuzu biberi. Yani hem kaliteli, hem de şık.

Yani klasik dandik posta kutularından sıkıldıysanız, yeniliğe açıkbir apartmanda oturuyorsanız ve hem kaliteli hem de değişik bir ürün istiyorsanız, bence süper bir ürün. Tabi size kalmış.

Aslında bütün bu süper özelliklerine rağmen bence en süper özelliği (ben bu konuya biraz dikkat ederim, fiyat-maliyet analizi iyi değilse, feriştahı olsa gözüme giremez. Bir mal önce fiyatını hakedecek, sonra satın alınmayı hakeder.) uygun fiyatları, neredeyse piyasadaki dandik klasik posta kutularıyla aynı fiyatlara geliyor. Yani apartmanınıza fazla bir yük de getirmeyecek. Üç kuruşa beş köfte olmaz diyebilirsiniz ama arada oluyor işte, beni takip edin yeter.😉

Ben size aşağıda bazı modellerini koyuyorum fikriniz olsun diye,detaylarını incelemek ve satın almak için resimlerin üzerine basabilirsiniz. Ben size link de vereyim bakmanız için : resimli dekoratif posta kutuları için tıklayınız.  Resimlere basarak da gidebilirsiniz.

Velhasılkelam her güzel şeyde bir trick vardır tabi, eğer 20 adetten az daireniz varsa satın almanız biraz daha zor, genelde özel olarak yapılıyor tahmin edebileceğiniz gibi. Öyle 1-2 tane yaptırayım gibi bir durum olmuyor. E o kadar kusur kadı kızında da olur diyip konuyu bağlayalım.

 

 

 

 

                Hadi görüşmek üzere,

Öner TÜRKSEVER

Mutfakta kullanmak için en iyi çöp kovası hangisidir, mutfak için dolap içi çöp kovası modelleri ve fiyatları

Mutfakta kullanmak için en iyi çöp kovası hangisidir, mutfak için dolap içi çöp kovası modelleri ve fiyatları :

Çok oldu yazmayalı ya, unuttum bile sanırım nasıl yazıldığını. O yüzden bugün yazıdan ziyade resime odaklanayım da sonra ne olmuş bu çocuğa dili mi tutulmuş demeyin. (Bir süre sessizlik, düşünün artık ne yazacağımı bilemedim 5 dk, off bitmişim ben. Neyse ha gayret..)

Evet başlayalım, mutfaklarda malumunuzdur bol miktarda çöpçıkıyor doğal olarak. Yeni nesil gençlerimiz bu konuda şanslı fazla yemek yapılmıyor evde, çöp sorunu da az oluyor doğal olarak. Ama onlarda da dışarıdan gelen yemekler falan oluyor, yine lazım gene yani. :P Neyse, bunları atmak için çöp kovası kesin lazım, peki nasıl bir şey lazım? En kullanışlısı hangisi? En uygun fiyatlısı hangisi? Gibisinden sorular aklınıza geliyorsa doğru yazıya geldiniz demektir. (off açıldım tutamazsınız artık beni, su gibi akıyor valla. :) )

1)      İlk şartımız dolabın içinde yer alsın ki ortalıkta görünmesin çöp kovası, çok da şık bir şey değil sonuçta.

2)      İkinci şartımız tabi ki lavaboya yakın bir dolap olacak, tercihen tam altındaki dolap uygun bir seçim olur.

3)      Benim tercihim dolap kapağını açınca çöp kovasının dışarı çıkıp kapağının da açılması ve dolap kapağını kapatınca içeri girip kapanması

4)      Bence en iyisi raylı olanlar, kapağa monte olanlar çok iyi olmuyor. Sonuçta belli bir zaman sonra sarkma ve kırılma yapması kesin.

Kıstasları saydım, modelleri de veririm aşağıda ama en baştan söyleyeyim sizin için en iyi seçimi baştan, sonra yazıya devam edip etmemek size kalsın.

Caner raylı krom çöp kovası :

  • Raylıdır ve belli bir süre sonra sarkma yapma ihtimali yoktur, diğerlerine göre çalışması da çok daha rahattır
  • Dolap kapağını açınca otomatik olarak dışarı çıkar ve kapağı da açılır.
  • Krom rengiyle diğerlerine göre daha şık ve dayanıklıdır.
  • Çöp alma kapasitesi idealdir ve diğer kapağa takılanlardan daha fazladır.
  • Fiyatı piyasadaki markalara göre çok daha alınabilirdir.
  •       Montajı kapağa monte olanlara göre çok daha kolaydır, içinden şablonu, vidası vs.  hepsi çıkıyor. Kendi başınıza rahatlıkla monte edebilirsiniz, tabi elinizden iş geliyorsa.

 

Sonuç olarak bence şu anda almanız gereken ve işinizi görebilecek en iyi ürün budur. Peki bazı istisnaları yok mudur bunun? Vardır;

1)      Paranız yoksa, daha ucuz bir ürün arıyorsanız kapağa monte olanı da alabilirsiniz. Ama hem montajı zordur, hem de çok dayanıklı değildir. Yine de işinizi görür.

 

2)      Dolap kapak genişliğiniz minimum 40 cm olması gerekiyor. Eğer daha azsa yapacak çok şeyiniz yok, kapağa monte olanları değil aşağıdaki ürünleri kullanabilirsiniz. Tek dezavantajları elle açmanız gerekiyor, yani kapağa monte değildir. İtalya’dan ithal gelen Viole markalı bu ürünler çok da kalitelidir. Bunları da kesin tavsiye ederim.

  

3)      Tezgahınızın altındaki dolapta yer olmayabilir, yüksekliği falan kurtarmayabilir. O zaman da yapabileceğiniz çok bir şey yok maalesef. Dolap içi olmazsa, çekmece içi çöp kutuları var ama tabi buna uygun büyük çekmeceniz olması lazım ki bu da çok kolay değil. Ama ben bahsetmiş olayım aklınızda olsun.

  

4)      Param çok, yerim de büyük, o yüzden daha kaliteli, pahalı vs. bir ürün istiyorum da diyebilirsiniz. Yine İtalyan malı Viole markalı çok iyi çöp kovaları var, bunları da değerlendirebilirsiniz.

 

 

Velhasılkelam zor başlayıp kolay bitirdim şükür. Bayağı bir detaylı oldu, bu yazı sonunda da hangi çöp kovasını alacağınıza karar veremediyseniz Allah eşinize sabır versin diyeyim, çünkü sizle alışverişe çıkmak gerçekten zor. :) Karar veren akıllı, mantıklı, sevgili okurlarımız için de bir güzellik yaptım ve tüm bu ürünlerisatın almak istiyorsanız ve boyutlarını, teknik özelliklerini detaylıca incelemek istiyorsanız diye link veriyorum : http://www.hirdavatfirsati.com/c-267-Cop-kovalari(dolap-ici-cop-kutulari).html , ayrıca resimlerin üzerine de basarak direk ürüne gidebilirsiniz. Daha ne yapayım ben sizin için. :) Hadi bakalım görüşmek üzere.

Öner TÜRKSEVER

Marelli teleskopik çekmece rayı : En kaliteli teleskopik bilyalı çekmece rayı hangisidir ve niye teleskopik çekmece rayı kullanmalıyım?

En kaliteli teleskopik bilyalı çekmece rayı hangisidir ve niye teleskopik çekmece rayı kullanmalıyım?

                Bu konuyu okuduğunuza göre gerçekten meraklı olmanız gerekiyor. Mobilyacıysanız tebrik etmem gerekiyor, çünkü maalesef %90 ı sadece fiyata bakıyor ve hangisi ucuzsa onu alıyor. Son tüketiciyseniz de yine tebrikler bu işi yapanların dahi araştırmadığı kadar araştırıyorsunuz demektir. Bu da evinizin son derece kullanışlı ve güzel olacağı anlamına geliyor.

Neyse konuya girelim. Önce bilen bilmeyen olur diye, teleskopik çekmece rayı niye tercih ediliyor onu söyleyeyim.

1)      Taşıma kapasitesi çoğu raydan daha fazla ve uzun zaman dayanıyorlar. Kırılıp gitmiyorlar.

2)      Çekmeceyi istediğiniz zaman yandaki mandallarındançıkarabiliyorsunuz.

3)      En önemli ve iyi özelliği ise çekmecenin sonuna kadar açılabilmesi ve çekmecenin dip tarafına kadar kullanılabilmesi.

4)      Fiyatları çok fahiş değildir.


Sonuç olarak teleskopik çekmece raylarını kullanmanın mantıklıolduğuna hem fikiriz ki buradayız. Önemli olan doğru ürünü seçmek, çünkü yapacağınız herhangi bir yanlış tercihle tüm bu iyi özellikleri sıfırlayabilirsiniz. Çünkü kalitesiz rayların kısa süre içinde bilyeleri dökülür ve çekmeceniz aşağı düşer. Açılıp kapanması da bir süre sonra zorlaşır, yani ulen bunun bilyesi dağılsa  da değiştirsem moduna  girebilirsiniz yani o derece. Çoğu çinden gelen ve sadece ucuz diye satılan bu ürünlerden (yerli Çinlilerden bahsetmiyorum bile) doğrusu hangisi? Açıkçası tek doğru elbette ki yok, amaMarelli teleskopik raylar şu anda piyasanın en iyi ürünlerinden biri. Niyemi? Tabi ona geçelim.

1)      Keten dokulu yapısıyla piyasadaki raylardan çok daha farklıdır, hem şık durur hem de paslanmaya karşı daha dayanıklıdır.

2)      Üzerindeki iki destek çizgisi sayesinde dayanıklılığı arttırılmış veyük taşıma kapasitesi arttırılmıştır.

3)      Arka kısmındaki tutma plastiği bile diğerlerinden farklıdır, diğerlerindeki ufacık parça yerine tüm arkayı tutan şekliyle zamanla çıkma yapmamaktadır. Ve rayı tutuşu çok daha iyidir.

 

4)      Marelli teleskopik çekmece rayı TSE standartlarına göre yapılan“ön ve arkanın şekil değişimi” testinde 200N (en yüksek test düzeyi, normalde 100N ile test yapılıyor) güçle test edilmesine rağmen testten geçmiştir.

5)      Aynı şekilde “aşağıya doğru düşey statik yük deneyi” testinde200N güçle test edilmiş (normalde 100N ve 150N ile yapılsa dahi tse standartını geçmiş sayılacaktı) ve testi yine başarıyla geçmiştir.

6)      Marelli teleskopik ray “yanlara doğru yatay statik yük deneyi” nde yine 50N ve 75N TSE için yeterli olmasına rağmen, 100N ile test edilmiş ve testi geçmiştir.

7)      “Dayanıklılık” testinde ise 15 kg üzerinde bir yük ile 60.000 kereaçıp kapama testini geçmiştir. 20.000 kere açılması dahi yeterliyken 60.000 kere açılıp kapanmış ve buna rağmen bilyaları dağılmamıştır.

8)      Son olarak “Sertçe kapatma / açma deneyi” yapılmış ve bu testi de başarıyla geçmiştir.*

Bunlar da çok teknik oldu ama hani bir fikriniz olmuştur konuyla ilgili, bunlarla ilgili en aşağıda not yazdım bakarsınız ona da. Neyse muhakkak piyasada başka kaliteli teleskopik raylar da vardır ama Marelli 45 mm genişliğindeki teleskopik raylar gerçekten çok başarılı. Piyasadan biraz daha pahalı ama her zaman alınan ürünler değil ve değiştirmesi çok daha zor oluyor bunları bozulunca. O yüzden siz de bir kere takayım bir daha düşünmeyeyim kafa yapısındaysanız benim gibi, bu rayları kesinlikle öneririm. Ne demişler “Marelli, kalitesi belli…”   ..


Öner TÜRKSEVER

  • NOT : Şöyle söyleyeyim, ben de önceden bilmiyordum, TSE ye göre yapılan testler 3 kademeden oluşuyormuş ve bunların 1. Kademesi olan en hafifinden geçmek TSE ye uygunluk için yeterli oluyormuş. Bu sebeple de bu testlere giren rayların tümü 1. Kademeden test ediliyor tabi ki. Ama bir tek Marelli raylar (o da yanlış anlaşılmadan ötürü) en üst kademeden testlere sokulmuş ve hepsinden geçmiş. Bu arada bu testlerin resmi geçerliliği yok, hani sonra demeyin marelli teleskopik rayların TSE si varmış diye. Bu testler sırf ürünlerin güvenli olup olmadığını anlamak için yapılmış. Ben saymaya başlamışken niye iyi olduğunu bunları da laf arasında geçireyim dedim. Bunlardan gaza gelip de çekmeceye çıkıp test yapayım demeyin, ya da rayları olması gerekenden farklı yerlerde denemeyin. Sonuçta çekmece rayı çok abartmamak lazım, bence bu testler bile abartılı.
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 843 takipçiye katılın